30 Ekim 2018 Salı

ABANT-GÖLCÜK TURU HER MEVSİM SİZİ BEKLİYOR


                
Batı Karadeniz’in aktif turizm kentlerinden olan Bolu bu kez bizleri Abant-Gölcük’e konuk ediyor. Ankara ve İstanbul gibi iki büyük kentten 3 saat gibi kısa süren bir yolculuk ile ulaşılan bu iki doğa harikası yer, hafta sonu kaçamağının en çok tercih edilen mekânlarından. 



Ankara çıkışlı Abant-Gölcük turunda otoban üzerinden giderken Bolu şehir merkezini solumuzda bırakıyoruz ve Abant yoluna doğru giriş yapıyoruz. Ağaçlık alanlarla çevrili bu yol üzerinde butik oteller, geneli ahşap konseptli restoranlar bulunuyor. Bu restoranlar genellikle alabalık tesisi olarak geçmekte. 






Yeşilliklerin arasından geçerek ulaştığımız Abant Gölü Tabiat Parkı her mevsim bizleri büyüleyen bir görüntüye sahip. Flora ve fauna bakımından zengin olan göl çevresinde sarıçam, karaçam, kayın, meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç, fındık, kuşburnu, böğürtlen vs. ağaçları bulunmaktadır.

 

Abant turunda göl çevresinde yapacağınız yürüyüş ve çekeceğiniz fotoğraflar sizi oldukça rahatlatacak. Ayrıca göl çevresini fayton ile de gezebilirsiniz ya da ata binebilirsiniz. Abant’a girdikten sonra sol tarafınızda kalan köy pazarından yöresel ürün alışverişi ve hediyelik eşya alışverişi yapabilirsiniz. Pazar esnafı gerçekten çok candan insanlar.






Gezdik, yürüdük, alışveriş yaptık derken acıkmaya başladık.  Abant-Gölcük turunda yemek olarak genellikle mangal tercih edilmektedir. Özellikle kışın soğukta, kar üzerinde göl manzarasına karşı yediğiniz mangalın tadı 2 kat daha güzelleşiyor. Mangal dışında münferit olarak gelenler için Abant yolu üzerinde bulunan alabalık tesisleri de iyi bir alternatif. 





Abant-Gölcük turlarında gezip görülmesi gereken bir yer de Abant Gölü Tabiat Parkı içerisinde bulunan ziyaretçi tanıtım merkezi. Burada Bolu mimarisinin örneklerini yansıtan maket evler, tabiat parkının maketi, doldurulmuş hayvanlar yer almaktadır.

Abant-Gölcük turu genellikle günübirlik olarak yapılmaktadır. Fakat Abant’ın her mevsim keyfini çıkarıp, burada birkaç gün geçirmek isteyenler için göl etrafında oteller mevcuttur. Gecelik konaklama ücreti dönemsel olarak değişen bu oteller her mevsim oldukça rağbet görmektedir.

Abant’taki geziyi noktalayıp Bolu şehir merkezinden geçerek, yemyeşil ağaçların bize eşlik ettiği bolca virajı olan yoldan Gölcük’e ulaşıyoruz. Burası gerçekten muhteşem. İnsan huzur veren farklı bir havası var bu küçük yapay gölün. Abant Gölü tabiat parkı kadar büyük bir alana sahip olmasa da ormanlık bir arazi içerisinde yer alan ve çevreye zarar vermeden piknik yapabileceğiniz hafta sonu kaçamaklarının en çok tercih edilen destinasyonlarından.



Abant-Gölcük turlarına ait fotoğraflarda sıklıkla rastladığınız o küçük evi bilmeyen yoktur. Herkesin aklından “Bu evde bir gece kalsam.” düşüncesi geçse de bu ev halka açık bir konaklama tesisi değil maalesef. Orman Bakanlığı’na bağlı bir misafirhane olan bu evde devlet büyükleri konaklama yapabiliyor. Gölün en güzel aksesuarı olan bu eve yazın bir de nilüferler eklenince manzaranın tadına doyum olmuyor. E tabi kışın da bize en güzel manzarasını sunuyor Gölcük. Donan gölün üzerinde düşen evin yansımasını fotoğrafladıktan sonra elde ettiğiniz bu güzel fotoğrafa hayran kalacaksınız.




Göl etrafında yapacağınız yürüyüş en fazla yarım saat sürecektir. Yürümek istemeyip bisiklet veya golf arabası kiralayıp da gezebilirsiniz. Yürüyüp yorulduktan sonra göl manzarasına karşı kahve yudumlayabileceğiniz küçük de bir kafe bulunuyor burada. Ayrıca kışın içinizi ısıtacak bir salep içip şömine başında ısınacağınız bir ortam da sunuyor size bu kafe. Yöresel ürün veya hediyelik eşya alışverişi yapabileceğiniz bir market de bulunuyor.


Ankara çıkışlı turlarda en çok tercih edilen bu iki doğa harikası her hafta akın akın gelen misafirlerini en güzel manzarasıyla karşılıyor.


Bu içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz.






22 Ekim 2018 Pazartesi

KARADENİZ TURU İLE DOĞANIN TADINI ÇIKARIN


Ankara Çıkışlı Karadeniz Turları Sezonu kapattı. Erken rezervasyon döneminin de başlamasına kısa bir süre kaldı. Bu dönemde hızlı karar verebilmeniz için size Karadeniz ile ilgili ön bilgi vermek istedim ve Karadeniz’i anlattım. 

Bir tutam mavi, bir tutam yeşil... Huzurun en güzel renkleridir mavi ve yeşil. Bazen uçsuz bucaksız hırçın bir denizdir mavi, bazen en güzel yağmur damlalarını içinde saklayan bir gökyüzü. Bazen açıktır yeşilin tonu, bazen koyudur; uzayıp gider masmavi gökyüzüne doğru. Güneşi kadar yağmuru da mutlu eder insanı. Anlatmakla bitmeyecek, tükenmeyecek bir tutkudur Karadeniz. Görmeden âşık olursun ve bir kez bile görsen özlersin. Çayın gerçek tadını alırsın, balığın kokusunu hissedersin, en taze fındığa burada doyarsın. Bir mıhlama yersin ve ona bir daha "mıhlama" demezsin; "muhlama" kalır dilinde. Kemençeyi, tulumu her duyduğunda kenetlemek istersin ellerini. Sobanın verdiği sıcaklığı, yanan odun kokusunu iliklerine kadar hissedersin. Manzarasında çektiğin her fotoğraf anlam kazanır adeta. Hele o denizi gibi hırçın, havası kadar sert ama bir o kadar güzel kalpli insanlarını tanıdıkça daha çok seversin cennet kokulu toprakları. Yaylalarında yaşamı hissedersin; Sümela'sında, Ayasofya'sında tarihi yaşarsın. Şaşırtır seni Karadeniz; sen tuzlu sanırsın, tatlı gelir "Laz Böreği". Trabzon'da anlarsın Trabzonspor sevgisini ve unutursun tuttuğun takımı. Bazen bir "Fırtına"dır Karadeniz; upuzun akıp giden bir fırtına. Takarsın keşanını, dâhil olursun horona, içine çeke çeke yaşarsın Karadeniz'i ve artık sen de hırçınsındır; tıpkı denizi gibi... Karadenizli olmak için o topraklarda doğmaya gerek yok bir tutam mavi ve bir tutam yeşil yeter. 



Ankara Çıkışlı Karadeniz Turları Nisan ayının ortalarında başlayıp Kasım ayına kadar haftalık turlar şeklinde çıkış yapar ve büyük rağbet görür. Büyük şehrin karmaşasından ve iş yoğunluğundan kaçmak isteyenlerin 1 hafta boyunca doğayla iç içe olduğu, dolu dolu geçen bir programdır Karadeniz Turları. Klasik Doğu Karadeniz Batum Turları Samsun’dan başlar, Karadeniz kıyısı boyunca devam eder, Batum’a uğrar ve Amasya’da son bulur. Ayrıca “Karadeniz Yayla Turları” veya Batı Karadeniz’i de içerisine alan “Baştan Başa Karadeniz Turları” olarak alternatif turlar da vardır.

           
Samsun’da başlayan yolculuğumuzda Bandırma Vapuru’nu, Onur Anıtı’nı, İlkadım Anıtı’nı ve Gazi Müzesi’ni gezip Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ü ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Ayrıca Samsun, savaşçı bir topluluk olan “Amazon Kadınları”nın da vatanıdır. Bu savaşçı kadın topluluğunun hikâyeleri sizlere de oldukça ilginç gelecek. Ülkemizde pek çok yerin eski isminin bu Amazon Kadınlarına ait isimler olduğunu da öğreneceksiniz.


    Deniz kıyısından ilerlediğimiz yolculuğumuza Ordu-Boztepe’de devam ediyoruz. Boztepe’ye çıkmak için teleferik kullanıyoruz. Teleferik yolculuğu boyunca Karadeniz tüm ihtişamı karşınızda olacak ve bu muhteşem manzara ile adeta büyüleneceksiniz. Boztepe’de yamaç paraşütü yapanları izleyebilirsiniz. Karadeniz’in en güzel içeceği olan çayı manzaraya karşı yudumluyoruz. Artık yavaş yavaş Karadenizli olmaya başlıyorsunuz. Çünkü eminim ki siz de sarı-kırmızı, bordo-mavi, yeşil-mavi boncuklu keşanları saçlarınıza ve boynunuza bağlayacaksınız.

Ordu - Boztepe

            Ayasofya denilince akla ilk olarak İstanbul gelir. İstanbul dışında birkaç ilde daha bulunan Ayasofyalardan bir tanesi de Trabzon’da bulunmaktadır. Güzel bir manzaraya karşı konumlanan Ayasofya Camii ve müzesinin bir kısmı ibadete açılmış durumda. Dolayısıyla buranın bir kısmındaki freskleri göremiyorsunuz ama diğer yarısında yer alanları görebilirsiniz. Caminin karşısında bulunan dükkânlarda telkâri ve kazaziye işçiliği ile ilgili yapılan tanıtımı işin ustalarından dinlediğinizde bu işçilik ile yapılan takılardan almanız kaçınılmaz olacaktır.

       
Sümela Manastırı - Maçka - Trabzon
Yemyeşil ağaçlar arasında görünen Sümela Manastırı devasa görüntüsüyle akıllarda “O zamanın teknolojisiyle burası nasıl yapılmış?” sorusunu bırakacak. Otobüslerle manastıra çıkılmadığı için otobüsleri Altındere vadisinde bulunan otoparka bırakıp minibüslerle çıkış yapıp 10-15 dk kadar da yürüyerek Hristiyanlık tarihi açısından oldukça önem taşıyan Sümela Manastırı’na varıyorsunuz. Manastırın tavanındaki Meryem Ana freski, bu yapının kendisine adandığını biliyormuşçasına karşılıyor sizi. Manastırın çıkışında kemençe çalan amca, Altındere vadisinin sisli, çoğu zaman yağmurlu ve her daim büyülü havasına renk katıyor adeta. Yürüyerek 30-35 dk gibi bir sürede patika bir yoldan da manastıra çıkış yapılabilir; fakat biraz dik ve virajlı bir yol olduğu için bu yürüyüş sizi fazlasıyla yorabilir. Çıkışta minibüs kullanıp inişte yürümenizi tavsiye ederim.

           
Atatürk Köşkü - Trabzon
              Atatürk Köşkü’nün bahçesi size nostalji yaşatacak türden ve bu bahçede manzaraya karşı unutulmaz fotoğraflar çekeceksiniz. Attığınız her adımda Atatürk’ü bir kez daha anacak ve özleyeceksiniz. Büyük Ata’nın kullandığı yer eşyada yaşanmışlıkları düşüneceksiniz.

          
Fırtına Deresi - Rize 

  Karadeniz’e geldiyseniz, özellikle Rize’deyseniz yağmurdan kaçamayacaksınız. Yeşilin her tonunu sıra sıra göreceğiniz Rize’de tulumun sesi içinize işleyecek. Ayder Yaylası’na giderken geçtiğiniz her yolda, televizyonda izlediğiniz diziler aklınıza gelecek. Fırtına deresi yol boyunca size eşlik eder. Sizi yukarı doğru giderken o yanı başınızda adı gibi fırtınalı bir şekilde akıp hırçın Karadeniz’e kavuşur. Ayrıca Fırtına Deresi üzerine yapılan rafting ve zipline adrenalin tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Ayder’de yürüdükçe yürüyesiniz gelecek ve eminim hiç yorulmayacaksınız.

Ayder Yaylası - Rize 

            Başka bir kültür, başka bir iklim olan Batum’a geçiş yapmak için Artvin Sarp Sınır Kapısı’ndan yürüyerek geçiş yapıp bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’na ait bu toprakları keşfedeceksiniz. Buranın en meşhur içeceği armut suyundan içmenizi tavsiye ederim. Damak tadı bizden çok da farklı değil. Haçapuri adını verdikleri peynirli, yumurtalı pideyi yiyince ne demek istediğimi anlarsınız.


Yemyeşil Kararadeniz’in aksine kayaların arasında kalmış Amasya’yı geziyoruz şimdi de. Ferhat ile Şirin’in aşkına şahit olmuş bu kent aynı zamanda bir şehzade kentiydi. Karadeniz’in tarih kokan kentlerinden olan Amasya’daki gezinizi 1 günden kısa bir sürede tamamlayıp dönüş yolculuğuna geçebilirsiniz. Dönerken Çorum’da yol üzerinde bulunan leblebicilerden leblebi ve kuruyemiş almayı unutmayın. 



           

“Karadeniz’de ne yenir?” dediğinizi duyar gibiyim. Karadeniz’de yediklerinizin tadı damağınızda kalacak. Kapalı Pide, mıhlama, kuymak, turşu kavurması, Akçaabat köfte, Hamsiköy sütlacı, hamsi, mısır ekmeği, laz böreği, karalahana dolması, kuru fasulye vs. tadına doyamayacağınız eşsiz Karadeniz lezzetlerinden birkaçı.








            Doğanın ve tarihin harmanlandığı Karadeniz’de geçirdiğiniz 1 hafta, unutamayacağınız bir deneyim olacak sizin için. Karadeniz müziğini dinlemeye başladığınızda şarkılardaki “sevdaluk” kavramının aşk demek olmadığını; horonun bir yaşam tarzı olduğunu benimseyeceksiniz. Haberlerde gördüğünüz veya sağdan soldan duyduğunuz Karadeniz insanının icatlarına gözlerinizle şahit olup, Karadeniz insanının zekâsının nasıl çalıştığını anlayacaksınız. 


            Şarkılarda geçen “Bulutların Ülkesi” Karadeniz sisiyle, yağmuruyla, kara dumanıyla, yeşiliyle, mavisiyle, tarihiyle, insanıyla önümüzdeki sezonda ziyaretçilerini bekliyor. 

Bu içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz.




20 Ekim 2018 Cumartesi

ANKARA ÇIKIŞLI TURLARDA EN ÇOK TERCİH EDİLEN DESTİNASYONLAR


         

 Anadolu topraklarının ortasında bulunan başkent Ankara, çoğu destinasyona diğer büyük şehirlere nazaran daha yakın olması ve daha kısa sürelerde gidilmesi sebebiyle avantajlı bir konuma sahiptir. 




             Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı turlar son yıllarda bir hayli artmış durumda. Ankara halkı da artık Ankara’nın resmi ve gri havasını solumayı bırakıp doğa ve kültür gezilerine alışmaya başladı.
            Ankara çıkışlı günübirlik turlar Abant-Gölcük, Yedigöller, Mudurnu-Göynük, Sapanca, Amasra, Akçakoca-Konuralp, Kapadokya, Safranbolu, Eskişehir, Konya güzergâhlarına her hafta sonu düzenlenmektedir. Ankara çıkışlı konaklamalı turlar ise Kapadokya, İstanbul, Bursa, Karadeniz, Ege, Akdeniz, Doğu ve GAP turları olarak yapılır. Ayrıca kış döneminde günübirlik olarak Ilgaz, Kartalkaya, Kayseri-Erciyes turları; konaklamalı olarak da Uludağ turları kayak tutkunu Ankaralıların tercih ettiği destinasyonlar arasında yer almaktadır. 



     
     Ankara’da deniz, yeterli yeşil alan ve aktivite alanı olmaması sebebiyle insanlar vakitlerinin çoğunu AVMlerde veya kafelerde geçirmektedir. Bu monoton yaşam biçimini değiştirmek isteyen birçok insan artık bu sıkıcı ve kapalı alanlarda para harcamaktansa turlara katılıp yeni yerler keşfetmeyi, Ankara’da eksikliğini hissettiği doğa harikalarını gezip görmeyi tercih ediyor. Son yıllarda fazlasıyla artan seyahat acenteleri de bu konuda Ankaralı misafirlere oldukça yardımcı oluyor. 




            Ankara çıkışlı günübirlik ve konaklamalı turlar ile ilgili kafanıza takılan her soruyu yanıtlamaktan, sizlere hizmet sunmaktan ve sizleri gezdirmekten onur duyarız. 


Bu içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz.




Ankara Çıkışlı Günübirlik Turlar 
Ankara Çıkışlı Konaklamalı Turlar
Ankara Çıkışlı Kayak Turları


18 Ekim 2018 Perşembe

ANKARA’DAN KAPADOKYA TURU İLE BÜYÜLENİN


               Ankara Çıkışlı Kapadokya Turu yolculuğumuzda antik dönemde Perslerin Güzel Atlar Ülkesi olarak adlandırdığı bölgeyi keşfediyoruz. 

            Günümüzde Ankara ile aynı coğrafi bölgede yer alan bu mistik yer; antik dönemde Anadolu topraklarında Katpatuka-Kapadokya bölgesi olarak adlandırılıyordu. Aslında bizim sadece Nevşehir olarak bildiğimiz Kapadokya; antik dönemde Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırşehir ve Kayseri illerini içine alan bir coğrafi bölgeydi. Bugün ise Ankara Çıkışlı Kapadokya Turlarında ziyaret ettiğimiz bölge Nevşehir (Ürgüp, Göreme, Avanos, Hacı Bektaş) ve Aksaray (Ihlara Vadisi) illeri ile sınırlıdır.


            Kapadokya Turları genellikle Tuz Gölü ile başlar. Gölün bulunduğu alana girerken tuz ürünleri satış stantlarındaki ürünleri ısrarla denemenizi söyleyen satıcıları dinleyin ve ürünleri deneyin, pişman olmayacaksınız. Ayakkabılarınızı çıkartın ve gölde çıplak ayakla yürüyün, ayaklarınızın yumuşacık olduğunu göreceksiniz ve rahatladığınızı fark edeceksiniz.
            Kapadokya Turu denilince aklınıza ilk olarak Peri Bacaları gelebilir. Haklısınız, Peri bacaları tabiri caizse buranın bitki örtüsü niteliğindedir. Jeolojik devirde aktif birer yanardağ olan Erciyes ve Hasan Dağı’nın volkanik patlamalar sonucu oluşturduğu tüf tabakalarının rüzgâr ve sel suları ile aşınmasının ardından oluşan Peri Bacaları Kapadokya’nın sembollerinden birisidir. Tur boyunca göreceğiniz peri bacası oluşumları ile ilgili anlatılan hikâyelerle büyüleneceksiniz. Bu hikayelerden en meşhuru "Üç Güzeller"e aittir. Gittiğiniz turlarda tur boyunca bölge hakkında size bilgi veren profesyonel turist rehberiniz, elbette bu hikayeyi de size anlatacaktır.  

             Yer altında ve yer üstünde sizi her daim şaşırtır Güzel Atlar Ülkesi. Bir yanda Kapadokya’yı panoramik olarak görebileceğiniz en güzel nokta olan Uçhisar Kalesi’nde muhteşem Kapadokya manzarasının tadını çıkarırken; diğer yanda yerin 8 kat altına inip yer altı şehirlerinin gizemli dünyalarına tanık oluyorsunuz. 


Ihlara Vadisi ve Göreme Açık Hava Müzesi Hristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemde önemli bir merkezdi. Kaya içerisine oyulmuş olan kiliseleri gezdikten sonra buranın Hristiyanlık açısından neden önemli olduğunu ve buraya neden bu kadar çok yabancı turist geldiğini anlayacaksınız. Bu kiliselerden en iyi korunmuş olanı Göreme Açık Hava Müzesi'nde yer alan Karanlık Kilise'dir. Turlarda ekstra ücretli olarak giriş yapabildiğiniz bu kiliseyi görmenizi şiddetle tavsiye ederim. 
Karanlık Kilise - Göreme Açık Hava Müzesi



Kapadokya Turları her dönem yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmayı başarmıştır. Yayınlanan T.V dizileri sayesinde buranın tanıtımı görsel olarak da yapıldığından burası insanlarda daha çok merak uyandırmış ve günümüzde Kapadokya bölgesi turizmin başkenti haline gelmiş bir destinasyon olmuştur. Asmalı Konak, aynı adı taşıyan televizyon dizisi sayesinde hayatımıza girmiş ve Ankara’dan hareketli Kapadokya Turlarının vazgeçilmez ziyaret noktası olmuştur. Asmalı Konak’ta, her misafirin yaptığı gibi, siz de kendinizi konağın hanımı ilan edebilirsiniz.
            Hacı Bektaş Veli Türbesi ve Müzesi’ni gezerken maneviyatın derinliklerine inecek, Hacı Bektaşi Veli’nin hayatını ve onun öğretilerini öğreneceksiniz. Türbe etrafında bulunan dükkânlardan Hacı Bektaşi Veli’ye kucak açan bu topraklara ait anı kalmasını istediğiniz ürünlerden satın alabilirsiniz.
            Konaklamalı Kapadokya Turlarının vazgeçilmezi balon… Adeta aksesuar gibi süsler Kapadokya’yı sabahın erken saatlerinde. Her Kapadokya turunda ekstra olarak satılan balon turunu siz de deneyimlemek isterseniz tur esnasında rehberiniz sizlere yardımcı olacaktır. Balona binmek istemeyebilirsiniz ama balonların kalkışını ve uçuşunu izleyebilirsiniz. İzlerken siz de kartpostallık fotoğraflar çekebilirsiniz. 





Kapadokya Turları insanı alışverişe teşvik eder. Çanak çömlek yapımının çok uzun yıllar öncesine dayandığı bu topraklarda bu gelenek hala devam etmektedir. Buradaki, çoğunluğu büyük büyük dedelerden miras kalmış olan atölyelerde çanak çömleğin tarihi, gelişimi, yapımı hakkında ustalardan bilgi alabilirsiniz ve siz de çömlek yapımını deneyebilirsiniz. Kapadokya turlarının en eğlenceli kısmı da burada saklı zaten. Ve tabi ki birbirinden güzel ürünlerin sergilendiği mağazadan alışveriş yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra doğal ve yarı doğal taşlar ile onxy taşı hakkında bilgilendirildiğiniz Taş Atölyelerinde de kendinize birbirinden güzel taşlardan oluşan takılardan satın alabilirsiniz. Ayrıca gezi esnasında mola verdiğimiz her yerde bölgeye ait magnet, çanta, biblo, anahtarlık, takı alışverişi için dükkanlar bulunmaktadır. 

         
  
Avanos ve Uçhisar’da yapılan ve Konaklamalı Kapadokya turlarının vazgeçilmez eğlencesi olan Türk Gecesi turlarda ekstra ücretli olarak yapılır ve isteyenler katılabilir. Eşsiz lezzeti ile size sunulan akşam yemeği eşliğinde semazen gösterileri, folklorik şovlar, oryantal danslar ve çeşitli sürprizler sizleri bekliyor olacak. 



            Ankara Çıkışlı Günübirlik Kapadokya Turu veya Ankara Çıkışlı Konaklamalı Kapadokya turları tur programının oldukça yoğun geçmesi nedeniyle biraz yorucu olabilir. Bu nedenle tura uygun ayakkabı ve kıyafet giyinmenizi tavsiye ederiz. Ayrıca fotoğraf çekmeye doymayacağınızı belirterek yanınızda yedek hafıza kartı, yedek pil ve taşınabilir güç kaynağı bulundurmanız gerektiğini hatırlatırız. Yazın fazlasıyla sıcak olduğu için güneş kreminizi yanınıza almayı unutmayın.

              Güzel Atlar Ülkesi  tüm ihtişamıyla siz değerli ziyaretçilerini bekliyor… 




Bu içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz.



17 Ekim 2018 Çarşamba

YEDİGÖLLER TURU İLE SONBAHARI KEŞFEDİN


           


4 mevsimin farklı yerlerde, farklı güzelliklerde yaşandığı ülkemizde sonbaharın tüm renklerini görebileceğiniz yerdir Yedigöller.

           




Bolu deyince Abant ve Gölcük ile birlikte akla gelen yerlerden birisi olan Yedigöller; Ankara ve İstanbul’un ortasında yer alması ve ortalama 3 saat gibi kısa bir sürede ulaşılması sebebiyle nisandan kasıma kadar, özellikle hafta sonu, dolup taşar. Büyük şehrin kalabalığından ve Ankaralıların tabiriyle, Ankara’nın griliğinden renk cümbüşünün içine kaçmak isteyenler için ödül olarak sunulmuş bir destinasyondur Yedigöller. Özellikle son yıllarda burası Ankara Çıkışlı Yedigöller Turu olarak oldukça rağbet görmektedir.



Adından da anlaşılacağı gibi milli park sınırları içerisinde 7 tane göl (Sazlı göl, Nazlı göl, Kuru göl, Derin göl, Büyük göl, İnce göl, Serin göl) bulunmaktadır. Yedigöller turunda bu 7 gölü tek tek ziyaret etmek için yürümeniz gerekiyor. Yürürken keşfettiğiniz bu güzel doğada sosyal medya hesaplarınızda paylaşacağınız fotoğraflar çekebilirsiniz tabi ki :) 





3 saat süren bir yolculuk ve yaptığımız doğa yürüyüşü elbette karnınızı acıktıracak. Milli park içerisinde restoran bulunmaması sebebiyle burada yemeğimizi, tabi ki doğaya zarar vermeden, göl manzarası eşliğinde mangal olarak alıyoruz.








Ankara’dan Çıkışlı Yedigöller Turunda bol bol yürüyüş yapacağınız için ayakkabılarınızın ve kıyafetinizin bu tura uygun olması gerekmektedir. Batı da olsa Karadeniz bölgesi sınırları içerisinde bulunduğumuzdan hava bize her an sürpriz yapabilir. Dolayısıyla Yedigöller turuna çıkarken yanınıza mutlaka şemsiye almalısınız. Ve tabi ki telefonların, fotoğraf makinelerinin şarjı da tur esnasında önemli diğer detaylardandır. Bunlar için de yanınıza yedek pil, batarya, hafıza kartı ve taşınabilir güç kaynağı almanızı tavsiye ederiz. 



        




Yedigöller turunda ziyaretimiz sadece 7 tane göl ile sınırlı değil. İki ağacın birleşerek dik bir üçgen oluşturduğu Pisagor Ağacı ve dilek tutup 7 oluktan su içtiğimiz Dilek Çeşmesi de Ankara’dan Yedigöller turuna gelen misafirlerimizin dikkatini çekmektedir.



 Ankara’dan Yedigöller Turu nisan ayı itibariyle başlar; kışın kendini hissettirmeye başladığı kasım ayının sonuna kadar devam eder.
           
 Sarı, kırmızı, turuncu ve yeşilin uyumu sizleri kendisine hayran bırakacak.





Bu içerik yazılı izin olmadan kopyalanamaz, değiştirilemez ve diğer basılı ve dijital alanlarda (web sitesi, blog, dergi, kitap vb.) kullanılamaz.